Categories: Haberler

by admin

Share

Olumsuz Geri Bildirim Hem Akademinin Hem De Hayatın Bir Parçası – Başa Çıkmanıza Yardımcı Olacak 6 Strateji

Yıllardır uğraştığınız bir araştırmanız olduğunu ve bunun bir dergi editöründen 15 kelimelik bir ret mektubu ile reddedildiğini hayal edin. Bu hepimizin başına geldi.

Veya hakemler, çalışmanız hakkında küçük düşürücü, anonim yorumlar yazarlar. Bu da başımıza geldi.

Veya öğrenci değerlendirmeleri görünüşünüzü veya konuşma şeklinizi eleştirir. Evet, bu da başımıza geldi.

Akademisyenler aynı zamanda araştırma destekleri, proje başvuruları ve konferans sunumları gibi platformlarda da olumsuz geri bildirimler alabiliyor. Ve evet, bunların hepsini biz de yaşadık. Ayrıca biliyoruz ki yalnız değiliz ve iyi haber şu ki bu olumsuz geri bildirimlerin üstesinden gelmenize hatta lehinize çevirmenize yarayacak stratejiler var.

Geri Bildirim Kaçınılmazdır

Geri bildirim, bir akademik kariyer için önemli bir bileşendir. Bu meslekte yapılan işlerde titizliğin ve kalitenin korunmasının vazgeçilmez bir parçasıdır. Geri bildirimler bazen olumlu olabilse de, araştırmalar gösteriyor ki genelde olumsuz olma eğilimindedir. Bunun ise bireylere, özsaygı duygularına ve akıl sağlıklarına bir etkisi vardır.

Akademi bu konuda yalnız değildir. Tüm sektörlerdeki yöneticiler, performansı arttırmak için çalışanlara geri bildirimde bulunur ve online değerlendirmeler iş hayatının bir gerçeğidir. Yine de birçok insan bu geri bildirimi nasıl yapacağını pek iyi bilmiyor ve geri bildirimi alanlar bu bilgileri her zaman amacına uygun şekilde kullanamıyor.

Akademisyenler, yöneticiler ve liderler için geri bildirimin nasıl sağlanacağı konusunda eğitimleri teşvik etsek de aldığımız geri bildirimleri kullanabilmek bizim için elzemdir.

Sert geri bildirimler güvenimizi zedeleyebilir ve sarsabilir. Yine de profesyonel olarak büyümek ve gelişmek için bu geri bildirimleri sindirmek gerekebilir. İşte tam bu noktada pozitif psikoloji yardımcı olabilir.

Pozitif psikoloji; insan eksiklikleri ve teşhisleri üzerindeki güçler ve erdemlerin incelenmesidir. Akıl sağlığı hastalıklarına karşı bir tampon görevi gören cesaret, iyimserlik ve umut gibi güçlü duyguları desteklemeye odaklanır.

Olumsuz Geri Bildirim Aldığınızda Uygulayabileceğiniz 6 Strateji

1. Geri bildirim veren ile empati kurun
Geri bildirim sağlamak üzerine bir eğitim aldığınızı hatırlıyor musunuz? Cevabınız yüksek ihtimalle hayır. Size geri bildirimde bulunan kişi de muhtemelen böyle bir eğitim almadı.

Ayrıca insanların olumsuzluğa karşı eğilim gösteren bir önyargıya sahip olduğu bilinmektedir. Belki de bu eski çağlarda hayatta kalmak için insanların tehlikeli ve tehdit edici konulara odaklanması gerektiğinden süregelen evrimsel bir durumdur.

Bir hakemin veya yöneticinin geri bildirim konusundaki eğitim eksikliği ve doğal önyargısı onların kötü yorumlarını mazur göstermese de sizin onların içinde bulundukları durumla empati kurmanızı kolaylaştırabilir.

Akademisyenler karmaşık ve çok yoğun kariyerlere sahiptirler. Hakemler negatif olduğunda, bu bizim yaptığımız işten çok, onların deneyim (eksikliği) ve ağır iş yükleriyle de alakalı olabilir.

2. Bir ara verin
Olumsuz geri bildirimlerle uğraşırken duraklamak, dışarı çıkıp yürüyüş yapmak veya bir çay içmek yardımcı olabilir.

Mesafe, perspektif kazanmamıza ve geri bildirimin değerli ve ele almaya değer kısımlarını düşünmemize olanak tanır. Bu bizi olumlu bir ruh haline sokar ve çözümleri başa çıkmanın bir yolu olarak düşünmeye sevk eder.

3. Olanlar hakkında konuşun
Bir arkadaşınıza veya meslektaşınıza anlatın.

Duygusal etiketleme teorisi; insanların duyguları hakkında konuştuğunda onlar ile ilgili daha iyi hissettiklerini söylüyor.

Ayrıca, öz-olumlamayı veya kişinin kendi değerini tanıma pratiğini de deneyebilirsiniz. Olumlamalar herkesin tarzına uymayabilir ancak işe yarayacağını düşünüyorsanız şunlar bazı örnek öz-olumlamalardır: “Bir araştırmacı olarak daha iyiye gidiyorum” veya “Bu engel gelişmeme yardımcı olacak”.

Pozitif olumlamalar daha pozitif duygulara yol açar ve bu beceri yararlıdır çünkü olumlu duygular problem çözme becerilerimizi arttırır.

4. İç eleştirmeninizi eğitin
İç eleştirmenimiz genellikle bizi başarmak için motive eden bir müttefiktir. Yine de, özellikle istenmeyen geri bildirim alırken bazen toksik olabilir. İç eleştirmen, felaketleştirme (“Asla yayınlanmayacağım”) veya kendini suçlama (“Yeterince zeki değilim”) gibi bilişsel çarpıtmalara yol açar.

Bilindiği gibi, bu çarpıtmalar doğru değildir ve durumu net bir şekilde görmemizi engeller. Hatta bu düşünceler kontrol edilmediğinde akıl sağlığı sorunlarına bile yol açabilir.

Bunun yerine, öz-şefkat uygulamalıyız. Bu, olumlu ve yargılayıcı olmayan görüntüleri görselleştirmeyi içerebilir. Belki de en sevdiğiniz kumsalda umursamadan veya endişe duymadan yürüyüş yaptığınızı hayal etmek gibi.

İç eleştirmenimizle konuşmak da yardımcı olabilir (sözlü veya düşünerek). Bilişsel yeniden değerlendirme adı verilen bu süreç, olumsuz bir düşünce modelini belirleme ve bakış açısını değiştirme uygulamasıdır. Örneğin “Yeterince zeki değilim” düşüncesine, “Bu sefer bu işe değer verilmedi ama bence değerli ve aldığım geri bildirimlerle bunu geliştirebilirim” yanıtını verin.

5. Olanları yeni bir çerçeveye oturtun
Beynimiz, bizi olumsuz geri bildirimleri ilk başta kişisel olarak almaya hazırlar.

Olumsuz geri bildirim aldığımızda beynimizin birincil (savaş ya da kaç) ve duygusal (benden nefret mi ediyorlar?) bölümleri genellikle konuya balıklama atlar. Fakat bu farazi bir durumdur. Halbuki gerçekte kötü bir durumla karşılaşsak bilinçli olarak faydalar, olumlu yönler ve dersler arayabiliriz. Psikologların “olumlu yeniden çerçeveleme” dediği şey budur.

Örneğin, anonim öğrenci geri bildirim formlarında yardımcı olmayan geri bildirimler alırsanız, bu sizi bir sonraki öğrenci grubunuzla bu geri bildirimin amacı, profesyonel ve yapıcı olmaları hakkında konuşmaya sevk edebilir.

6. Başka fırsatlara bakın
Yukarıdaki bütün stratejiler, geri bildirimle başa çıkmanıza ve geri bildirimi kabul etmenize yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Nihai strateji ise fırsata odaklanmaktır.

Kendinizi bu geri bildirim karşısında ifade etmenin zorluğunu veya içerdiği bütün olumsuzluğu bir yana bırakın, bu geri bildirim için birisi zamanını harcadı. Bundan ne öğrenilebilir? Veya bir sonraki sefer ne daha iyi yapılabilir?

Elbette tüm bu stratejiler geri bildirimin yapıcı olduğu durumlarda geçerlidir. Bazen olumsuz geri bildirim yapıcı değil, sadece toksiktir. Bu durumlarda çalışmanızı basitçe başka bir yere gönderin!

Kaynak: Crawford, Allen ve Waters (theconversation.com)